TEST-TEKNİK’TEN SON DERS!...
Kamuoyuna,
Bilindiği gibi özel dershaneler, öğrencilerin okuldan kalan eksikliklerini tamamlayan, ÖSS ve SBS gibi merkezi sınavlarda öğrencilere katkı sunan özel öğretim kurumlarıdır. Türkiye’de varlıkları çok tartışılan özel dershaneler, 12 Eylül darbesinin ardından kapatılmak istendi. O dönemde, Türkiye genelinde sayıları 174’tü ve bunlardan biri de Test-Teknik Dershanesiydi. Seksenli yılların sonunda, doksanlı yıllarda ve iki binli yılların başında, kısa adı ÖZ-DE-BİR olan Özel Dershaneler Birliği’nin de katkısıyla büyük gelişme gösterdiler ve kurumlaştılar. Ancak, ÖZ-DE-BİR’in tüm çabasına karşın, özel dershanelerin bir oda şeklinde örgütlenmesi sağlanamadı.
1999 yılında sayıları iki bine yaklaşan özel dershaneler, zamanın YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün hışmına uğradı. Gürüz, sırf özel dershanelere öğrencilerin gitmesini engellemek için, ÖSS sisteminde saçma değişiklikler yaptı. Bu değişiklikler, özel dershanelere giden öğrenci sayısını azaltmadığı gibi arttırdı, ama özel dershanelerin yozlaşma sürecine girmesinin de başlangıcı oldu. On yıldır bu yozlaşma ve bozulma hızlanarak devam ediyor. Bu yozlaşmayla birlikte dört tür olumsuz özel dershane tipi oluştu:
1. Zincir Dershaneler: Büyük şehirlerdeki bir dergi, bir yayınevi veya bir özel dershane adı etrafında oluşturulan yapılanmalar, yayın ağırlıklı dershane zinciri kurmaktadırlar. Çeşitli kentlerde aynı isimle açılan dershaneler, mevzuata göre şube olmadıkları halde, şube gibi gösterilmektedir. Aynı yayını kullanmanın dışında ortak yanları yoktur. Yasal olmadığı halde televizyonlarda reklâm yapmakta, yine yasalara aykırı olarak öğrenci adlarını kullanmaktadırlar. Yasal olmayan ve haksız rekabet yaratan bu duruma maalesef sorumlular da seyirci kalmaktadır.
2. Cemaat Dershaneleri: Din istismarına dayalı özel dershaneler öteden beri vardı. Ancak son zamanlarda neredeyse her tarikat grubunun ayrı bir dershane zinciri oluştu. Genellikle vakıf şeklinde, bazı gönüllü desteklerle yürütülen bu kuruluşlarda, laik eğitime de uymayan uygulamalar vardır. Normal dershanelerin bunlarla rekabet etmesi kolay değildir. Özel dershanelerin amaç ve hedeflerinin dışında pek çok şey yapmakta, veli ve öğrencileri kolaylıkla yanıltabilmektedirler. Yetkililer bunlar için hiçbir şey yapmadığı gibi, bazı kamu yöneticileri bu tür dershaneleri desteklemektedir.
3. Sadece Ticari Amaçla Açılan Dershaneler: Bilindiği gibi, özel dershane hizmeti, emek yoğun bir işletme şeklidir. Bu bakımdan yakın zamana kadar, özel dershane işletmeciliğini %99 oranında öğretmenler yapmaktaydı. Öğretmenler bu işi yaparken, idealist yaklaşımlar gösterip, eğitimi birinci plana alıp, ticareti ikinci plana atmışlardır. Ancak, son zamanlarda özel dershane işletmeciliğinin kârlı olduğunu sanan ve öğretmen olmayan, müteahhit, mühendis, muhasebeci, avukat, işletmeci gibi çok farklı mesleklerden ve işsizlerden pek çok kimse sektöre girmeye başladı. Özellikle üniversiteden yeni mezun gençleri, ücret vermeden stajyer adı ile çalıştıran dershaneler giderek çoğalmaktadır. Elbette üniversite mezunu işsiz, çaresiz gençleri, zincir dershaneleri ve tarikat gruplarının dershaneleri başta olmak üzere, özel dershanelerin büyük çoğunluğu kullanmaktadır. Bu gençlerin ucuz bir iş gücü olarak kullanılması sosyal bir yara halini almıştır. Özel dershanecilik, işsizlerin işi oldu, denilebilir.
4. Butik Dershaneler, Etüt ve Özel Ders Büroları: Son zamanlarda az sayıda öğrenciye hizmet veren ve sınıf mevcudu az olan özel dershane türü çoğaldı. Bunlara kısaca Butik (Küçük) Dershaneler deniyor. Veli ve öğrencilerde, sınıf mevcudunun az olması halinde (örneğin 20 yerine 10 olması gibi), öğrenme daha iyi olur algısı yaygındır. Bu çok doğru ve bilimsel olmasa da, “küçük dershane” tipini çoğalttı. Aslında bu kurumlaşamayan ve öğrenciye, özellikle eğitsel anlamda yararlı olmayan bir özel dershane türüdür. Bu, çok da doğru ve yasal olmayan “özel ders” ve “kaçak büro” sisteminin bir başka türüdür. Yasal olmadığı halde, halen birçok etüt merkezi de özel dershane gibi faaliyet göstermektedir.
Yukarıda sıralanan özel dershane türleriyle birlikte, varlıkları zaten kamuoyunda tartışılır halde olan özel dershanelerin görünürde çoğalıyor olmaları, giydirilmiş binalarda, camekânlı lüks ofislerde faaliyet göstermeleri, gelişmelerine değil bozulmalarına işaret etmektedir.
Özel dershane sektörünü yanlışa götüren olumsuzluklar:
1. Yasa dışı yoldan ad satarak zincir oluşturma,
2. Dini cemaat yapılanmaları,
3. Eğitimi tamamıyla ticari bir araç haline getirme (özellikle eğitim dışından sektöre girenler),
4. Sigortasız eleman çalıştırma,
5. “Stajyer” adı ile gençlerin ücretsiz çalıştırılması,
6. Bazı okul öğretmenlerinin özel dershanelerde kaçak çalışması, bazı okul yöneticisi ve öğretmenlerin sistemden çıkar sağlama girişimleri,
7. Sınıf içi eğitimden çok; kitap, dergi, test dağıtan dershanelerin yaygınlaşması,
8. Kurumlaşamayan küçük (butik) dershanelerin yaygınlaşması,
9. Kaçak özel ders büroları,
10. Eğitim ciddiyetiyle bağdaşmayan promosyonlar, ödüllü sınavlar,
11. Etüt merkezlerinin özel dershane gibi faaliyet göstermeleri,
12. Abartılı reklâmlar (özellikle öğrenci dereceleri),
13. Hizmetin olduğundan daha ucuz verilmesi,
14. Objektif bir denetimin olmaması.
Yukarıda sıralananlardan başka da, pek çok olumsuzluk sıralanabilir. Özel dershanelerin, bir odasının olmaması, kontrolsüz kalmaları ve sık değişen sınav sistemi, öğrenci ve veliyi de yanlışa itmiştir. Öğrenci ve veli, yanlış yönlendirme sonucunda, çoğu yanlış birer ezberden ileri gitmeyen aşağıdaki taleplerde bulunmaktadır:
1. Öğrencinin çalışkan olması dolayısıyla, ücretsiz okunmasının veya indirim yapılmasının, ya da derece yapacak diye üstüne para istenmesi,
2. 20 kişi civarındaki mevcutlu bir sınıf yerine, 5-10 kişilik sınıf istenmesi, hatta birebir öğretim istenmesi (Toplu öğrenme yerine bireysel öğrenme isteme, öğrenciyi geliştirmez, sadece tembelliğe sevk eder),
3. Öğrencinin, okul dışındaki tüm zamanının dershanede geçirilmesi, ödevinin yapılması, sürekli etüt istenmesi (Bu kolaycı bir yoldur ve bilimsel eğitime aykırıdır; öğrenci çalışmayacak, onun yerine öğretmen çalışacak!),
4. İyi bir sınıf içi öğretim yerine; kitap, dergi, çok test, çok deneme sınavı istenmesi (Bu, merkezleri büyük şehirlerde bulunan zincir dershanelerin yarattığı bir aldatmacadır),
5. Konu anlatımı yerine, çok test çözülmesinin istenmesi,
6. Tatil aylarında (Temmuz, Ağustos) ders istenmesi.
Yukarıdakilere benzeyen, yanlış öğrenci ve veli talepleri, yöneticilerin, dershanecilerin yanlışlarıyla birleşince, özel dershane sektörü yanlış bir noktaya sürüklendi. Elbette sorumluluğun büyük kısmı, özel dershanelerin bir oda halinde örgütlenmesine izin vermeyen ve denetim görevini de yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı’nındır.
Test-Teknik Dershanesi olarak bu bozulma ve yozlaşmayla çokça mücadele ettik. Bu konuda en başta resmi yetkililer olmak üzere, bazı okul yöneticisi, okul öğretmeni, veli ve öğrencilerden yeteri kadar destek bulamadık ve alandan çekilme noktasına geldik. Özel dershanelerin yetmişli, seksenli ve doksanlı yıllardaki öncü kuruluşu İstanbul MEF Dershanesi iki yıl önce, yozlaşmayı engellemeyen ilgilileri protesto ederek, alandan çekilmişti. Biz de şu anda bunu yapıyoruz.
Test-Teknik Dershanesi, üniversite sınavlarına hazırlanmak için Mersinli öğrencilerin Ankara’ya, İstanbul’a gitmek zorunda kaldığı yetmişli yılların sonunda, 1977 yılında, Mersin’de dört öğretmen tarafından kuruldu. Kısa sürede gelişip büyüyen Test-Teknik Dershanesi, doksanlı yılların ortalarında altı şubesi (hepsi Mersin’de) beş bin öğrencisi olan ve alanında tüm Türkiye’de tanınan, takdir edilen bir eğitim kurumu haline geldi.
Geride kalan otuz iki yılda, yüz binin üstünde genç, Test-Teknik Dershanesi’nin kurslarından yararlandı. Bu sürede, elli bine yakın öğrencinin üniversiteye, on beş bin öğrencinin Anadolu ve Fen liselerine girmesine katkı sundu. Eğitimin ciddi bir iş olduğu bilinciyle hareket eden Test-Teknik Dershanesi, bir marka haline geldi ve Mersin’in üniversite giriş sınavlarında ön sıralarda yer almasında etkili oldu. Tam bir başarı öyküsü yarattı.
Test-Teknik Dershanesi, öğrenci başarıları yanında, yaptığı eğitsel faaliyetlerle de örnek oldu. Kurduğu rehberlik servisi, yaptığı yayınlar (kitap, dergi, broşür), düzenlediği konferans, panel, seminer, veli toplantıları, çok büyük yararlar sağladı. Kurum içi ve kurum dışı eğitsel faaliyetlerle birlikte sayısız sosyal, kültürel ve sportif etkinlik düzenledi. Çok sayıda Mersinli yazar, şair, ressam ve diğer sanatçılara çeşitli katkılar sundu. Çok sayıda lise ve ilköğretim okuluna maddi destekler verdi. Mersin’deki pek çok sosyal, kültürel ve sportif faaliyetin içinde yer aldı.
Çok başarılı bir eğitim kurumunu kapatmak zorunda kaldığımız için elbette hem kendi adımıza, hem Mersin adına üzgünüz. Bizimle birlikte Mersin kaybetti. Test-Teknik Dershanesi’nde bir yakını okumayan veya Test-Teknik Dershanesi’ni tanımayan az Mersin’li vardır. İşin bu noktaya gelmesinde, elbette bizim de hatalarımız vardır; ama tüm uyarılarımıza karşın, ilgililerin yasal çerçevede çalışan kurumları diğerlerinden korumaması, bazı veli ve öğrencilerin bilinçli davranmaması da işin bu noktaya gelmesinde etkili olmuştur. Maalesef, dershane sektöründe, yasal çerçevede çalışanlar değil, çalışmayanlar faaliyetlerini sürdürebilmektedir. Türkiye genelinde bizim konumumuzda olan özel dershanelerin çoğu kapılarına kilit vurdu. (İstanbul’da MEF, Ankara’da Seçkinler, İzmir’de Ege-Sistem, ...)
Genel olarak yaptığımız hizmetin, ücret olarak karşılığını alamaz olduk ve faaliyeti durdurmamızda elbette gelir-gider dengesinin sağlanamaması da etkili oldu; ama bu son ekonomik krizle ilgili değildir. Yıllarca sektöründe, örnek, öncü ve önder bir eğitim kurumu olarak bilinen Test-Teknik Dershanesi olarak yanlışa ortak olamazdık. Eğitimci kimliğimizle, eğitim ciddiyeti ile bağdaşmayan bir yapılanmanın sürdürücüsü olamazdık. Bir tarafta her köşe başında bakkaliye gibi gecekondu dershanelerin türediği, bir tarafta öğrenci ve velileri mağdur ederek özel dershanelerin kapandığı bir süreçte, hiçbir çalışanımızı (doksan kişi) ve öğrencimizi mağdur etmeden, faaliyetimizi durdurup sektörden onurluca şimdilik ayrılıyoruz. 2008-2009 öğretim yılında dershanemizin üç şubesine devam eden iki bine yakın öğrenciye verdiğimiz hizmet, Haziran ayı ortalarına kadar devam edecektir.
2005 yılında İstiklâl, 2006 yılında Bulvar şubemizi kapatmış ve 2007 yılında da Tarsus şubemizi üç ortağımıza devrederek küçülmeye gitmiştik. Halen mevcut üç şubemizden Mezitli Şubesini tamamen kapatıyoruz. Merkez şubenin şimdilik bir yıllığına faaliyetini durduruyoruz ve Yenişehir şubesini, şimdiki mevcut kadrosuyla, bir arkadaşımıza kendi adına çalıştırmak üzere devrediyoruz...
Otuz iki yıllık süreçte bize destek olan herkese teşekkür eder, saygılar sunarız...
21.05.2009 – Mersin
Celâl TEMEL
Mersin Özel Test-Teknik Dershanesi
Kurucusu